“Müşteriler olmasa müthiş bir iş.”

“Bu işi seven herhangi bir insan düşünemiyorum.”

“Bu piyasadaki herkes sıçmış vaziyette(sucks).”

Eğer ajans dünyasında çalışıyorsanız , buna benzer ya da birebir aynı cümleleri duymuşsunuzdur. Hatta bir kaç kadeh şarap sonrası kendi kendinize buna benzer şeyler söylemiş ya da düşünmüşsünüzdür.

Olumsuzluk/mutsuzluk ajans sektöründe yeni değil: Bu çıkarımı yapabilmek için sadece ticari/reklam vb. alakalı  yayın yapan dergi sitelerinde (FORBES vs) gezinmeniz ve yorumlar sekmesine göz atmanız yeterli. Son zamanlarda görünüyor ki ajans çalışanları gittikçe mutsuzlaşıyorlar.

Ajans patronlarından biri bu durumu bütün piyasa üstünde dolaşan ve gitgide daha da kötüleşen bir “pessimist ” hava akımı şeklinde betimliyor. Ve ekliyor “Problemimiz bu sektör içinde bir  kültür oluşturmak için yeterince zaman harcamamamızdan kaynaklanıyor.

HAVAS Worldwide global CEO’su Andrew Benett bu durumu şöyle açıklıyor: “En büyük sermayesi insan  olan ajanslar kendi çalışanlarını nasıl mutlu edeceklerine hiç vakit ayırmıyorlar.”

the office

İş ve işyeri memnuniyeti azalması ve genel mutsuzluk sadece ajans sektöründe rastlanılan bir sorun değil. Ekonomik krizden sonra pek çok sektörde memnuniyet seviyeleri devamlı olarak azalmakta.Fakat reklam ajans dünyasında keyifsizliği daha da vahimleştiren belirli sistematik problemlerin olduğu gözüküyor. “Ajans dünyası hiper-rekabetçi bir dünya çünkü herkes aynı şey uğruna savaşıyor.” diyor Kansas State Üniversitesi’nden  iş memnuniyet sorunları üzerine çalışmalar yapan Prof. Andrew Wefald.

Wefald maaş faktörünün çoğunlukla iş memnuniyeti için ana unsur olmadığını belirtiyor – iş arkadaşları, liderlik sorunsalı, yönetim mekanizması ve işin kendisi memnuniyetsizliğin temel sebeplerini oluşturuyor. Fakat bunun yanında iş memnuniyetsizliği davranış/tutum kaynaklı da olabiliyor. Yapılan bir araştırmaya göre iş memnuniyetinin pozitif ve negatif olmasının ruhsal yani kişilik özellikleri ve karakter ile alakalı bir tarafı da bulunuyor.

Ve bu işte çalışanlar bir çok eleştiri ile karşılaşıyorlar ve işlerinden mutsuz olmaya başlıyorlar” diye ekliyor. “Sektör ödül törenleri öncesi sonrasında, sosyal medya yorumlarında ve alakalı alakasız bir çok yoruma istinaden , reklam sektörünün veteranları aşırı eleştirel olmazlarsa bir hiçler. Fakat insanlar bu kadar çok negatif feedback almayı sevmiyorlar” diye ekliyor Prof. Wefald.

Uwe Hook’a bakalım. Medya ajansı Initiative’in müşteri direktörü olan Hook  haziran ayında işinden ayrılıp 20 yıllık kariyerini sona erdirdi. Fakat gidişi sessiz olmadı. Uwe İşimi neden bıraktım  başlıklı bir yazıyı Medium’da yayınlayarak kararı hakkında açıklamalarda bulundu. Mektubun bir bölümünde:

“Kararımı bir kişi bile sorgulamadı.Herkes olabildiğince kibar şekilde ajans dünyasını bırakmak için nasıl can attıklarını ifade ettiler. Kime sorarsanız sorun, sanki herkes bugün bırakıp gitmek için hazır. Bu kaçabiliyorsan-kaç fikri çok yaygın.”

Problemimiz korku diyor Hook. Müşterilerin ne istediği korkusu , başarılı sonuç elde edememe korkusu.

Artık eğlenceli değil” diye ekliyor. “ Eskiden hepimiz yaratıcı/yenilikçi fikirler üretirken, artık üretmiyoruz. Bu işteki cesaret artık kayboldu.” Ajanslardaki bedeli aşağıya çeken iyileştirme/revizyon departmanları zanlılardan biri. Bir diğeri ise sonuç almaya yönelik devamlı ihtiyaç. “ Yenilikçi işlerin nasıl uygulayacağını bilmediğiniz anda bu tarz fikir üretimi anında kesildi.” diyor . “Artık sadece geçen sene ne yaptıysanız onu tekrar ediyorsunuz. Bu eskiden böyle değildi.” diye ekliyor.

Piyasadaki ajanslar kaderlerinin müşterilerinin elinde olduğu durumlarda kendilerini buluyorlar. Genel olarak kontrol eksikliği olduğu aşikar. Martin Agency’den Beth Rilee-Kelley “ Her şey çok güzel gidiyormuş hissiyatıyla çalışırken müşteri tarafından büyük sürprizlerle karşılaşıyorsunuz. Bu da işinizin pamuk ipliğine bağlı olmasına sebep oluyor. Ajans çalışanlarının memnuniyetsizliğini ortaya çıkaran bir araştırmada ajans çalışanlarıın büyük çoğunluğunun ulusal ortalamanın üstünde olan 12 saat kadar çalıştığı ortaya konuldu.

work life

Gerçek şu ki reklamcılık akışkan bir endüstri. Ajans içi büyük depremler artçı depremler olarak devam ediyor ve ilerde etmeleri muhtemel. İnternet öncesi televizyon işlerinde yüksek gerilimi ortadan kaldıracak bol vakit ve bol öğle yemeği imkanı olduğunu söylüyor James Cooper (BetaWorks kreatif direktörü). Fakat bugün müşteriler dijitalin daha fazlasını ve daha fazlasını istiyorlar. Artık ajanslar televizyon işinin yanında çoklu YouTube reklamları ile işi destekliyorlar. Bu daha fazla iş demek. “Bazıları eski günleri hatırlıyorlar ve zamanın artık ellerinden nasıl alındığının farkındalar.

Sosyolojik ve kültürel manipülatörler olarak bilinen ajans sahipleri bile korkmuş durumdalar. “Yüzde yüzünüzü vermeden ya da kendinizden ödün vermeden kazandıran bir iş kültürü oluşturmak çok zor. ” diye bitiriyor.

Bu mutsuzluk tablosunu gidermek için yeni iş alanları oluşuyor. İş yeri kültürü ve koçluk direktörlüğünü  Amerika’da bazı firmalar bünyelerinde barındırıyorlar. Artık iş yeri ortamını piyasa dinamiklerinin değişmesiyle yenilenebilen bir forma dönüştürmek gerekiyor. Teknoloji firmaları sınırsız tatil, güzel iş ortamı mottosuyla hareket ederken, ajans dünyası iş yeri memnuniyeti anlamında hala orta çağını yaşamakta. Epik seviyelerde yapılan baskı ve stress mükemmel fırtına haline ulaşmış durumda. Tükenmişlik sendromu birçok ajans çalışanında kendini belli etmiş vaziyette.

Ve son olarak EGO. Firstborn firmasının sahibi Dan LaCivita reklamcılık piyasasının egoist insanları merkezine çektiğini söylüyor. “Sektörde çalışması zor olan bir çok insan var ama bence dallama (asshole) adam sayısı çok daha fazla.” diyor.  “Sektörel sitelerde ırkçı, seksist ve berbat yorumlar yapanlar yine bu sektörün çalışanları ve bu bariyerin ne kadar aşağı seviyelere düştüğünü gösteriyor.” diye ekliyor.

Herhangi bir ajans çalışanını ele alındığında problemlerin manik kişilik bozukluğuna sahip , Tip A kişiliğinde olan ya da çoğu mazoşist mükemmeliyetçi olan ve etrafındaki herkesin iyi olduğundan emin olmak isteyen “mod değiştiren tipler”  ve “ bipolar stratejistler”’den kaynaklandığı görülüyor.

Ve ekliyor “Genel olarak reklam camiasında çalışanlar olarak hepimizin terapiye ihtiyacı var.”

Ceviri , kaynak http://digiday.com/agencies/agency-people-grumpy/

Yorumlar

Yorum

Paylaş : Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn70Share on Google+0Email this to someone