Amerika’yı neden müslümanlar keşfetmedi?

Raul Castro’nun Papa Francis’e “buyrun Katolik kilisesi yapabilirsiniz” cümlesini bitirmeden reis-i cumhurumuz Küba’ya camii yapmak arzusunu umuma duyurdu. Küba’yı kim keşfetti? Müslümanlar önce mi gitti? Colomb yeni kıtaya varmadan kelime-i şehadet mi getirdi? çalkantıları dünyada sürüyor. Biz konuyu baştan ele alalım istedik. Baştan derken, en başından.

Bradshaw Kurumu ve Stephen Oppenheimer insanların 160.000 yıllık yolculuğunun izlerini sürdü. İklim değişiklikleri ve bin türlü beladan arta kalan ufacık bir tropik Afrikalı grubuna dayanıyoruz. mtDNA ve Y kromozomu sentezi kanıtlarıyla beraber, arkeoloji, kilmatoloji fosil bilimi bulgularını eşleştirdi, mağaralarda kayalardaki resimler incelendiğinde ortaya soluk kesici bir serüven çıkıyor.

Günümüzden yaklaşık 160.000 yıl öncesinde mtDNA ve Y kromozomu kalıntılarına ilk olarak Doğu Afrikada rastlanıyor. Burada ilk insanlar (Homo-sapiens) yaşıyordu. Önceki hayatımızda kimdik, soyumuz kime dayanıyordu dendiğinde en tevazu gösterenimiz sadrazamın sol yaverine dayandırır öyküsünü. Bu konuda çeşitli görüşler olması kaçınılmazdı. Kimi Avrupalılar, bizim tohumumuz özel mayamızda üstünlük var gibi iddialarla çıka geliyorlardı. Bu görüşe göre kadim insan soylarından Neandertaller, Batı medeniyetinin kökenini teşkil ediyordu. Asyalılarınsa ataları Homo Erectus’lardı. Tabi ki hepimiz yarıdan fazla Homo Sapiens’tik. Bu iddiaya karşın, bilimsel veriler bütün insanların tek bir merkezden geldiğine işaret ediyor.

neanderthal adam

Afrika-kökenciler, farklı-kökencilerin karşılıklı iddiaları birinciler lehine çözüldü. Bu defa, o zaman farklı zamanlarda göç etmişlerdir, iddiası ortaya atıldı. Oysa anlaşılan 85.000 yıl önce sadece tek bir büyük göç olmuştu. 160.000 yılından itibaren 25 bin yıl boyunca ekmeğinin peşinden giden insanlar Ümit Burnu ve Batı Afrika kıtalarına yayıldı. L1 kromozomuyla tanınan bu insanlar bildiğimiz en yaşlı büyüklerimiz. Bilim çevreleri Etiyopya’da kemiklerini buldular ve ona Herto Man dediler.

O zamanlar mevsim geçişleri çok sert oluyordu. Yalnızca Orta Afrika yağmur ormanlarında mutlu mesut yaşanıyordu. Güneyde odunsu bitki örtüsü vardı, kuzeye gidildikçe çimenler ve başlangıç enleminden sonra buz çölü karşılıyordu. Homo Erectus ve Neandertal gibi uzak akrabalar başka diyarlardaydılar fakat Afrika’dan başka diyarın iklimi Sapiens’lere yaramıyordu.

135.000-115.000 yıl önce Kuzey Afrika daha çok yağış almaya başladı ve Nil Nehri boyunca kuzeye doğru bir rota takip eden dedeler ilk defa eski kıtadan dışarıya adımını attı. Bugün Şam, Suriye dediğimiz yerde Havva-Ana Yarısı (Reconstructed Eve) adı verilen akrabaların izleri bulundu.

Reconstructed Eve

95.000 yıl önce, şiddetli bir küresel soğuma etkisiyle Mezopotamya toprakları buz çölüne döndü. Havva-Ana Yarısı soyu bu sert iklime dayanamayıp kurudu gitti. Bıraktıkları topraklara Neandertal amcalar yerleşti.

85 bin yıl önce başka bir grup, Istırap Kapısını aşarak Kızıl Deniz’in diğer tarafına geçmeyi başardı. Arap adasından Hindistan’a doğru yoluna devam etti. Afrikalı olmayan bütün insanların soyu bu kafileye dayanıyor. Eritre’de bulunan taş aletler, Zula körfezinde ilk istiridye partisinin yapıldığına işaret ediyor. İlk midyecinin bir Mardinli değil Eritreli olduğunu düşünüyoruz.

85-75 bin yılları arası iki buz devri arasında bir ısınma dönemine denk geliyordu. İnsanlar sıcak havaların etkisiyle sokaklara taşmıştı.Çayırlarda mevsim salataları ve güzel porsiyon av etleriyle beslenen insanlar, iklim değişiklikleri popülasyon gibi sebeplerden ötürü zamanla diyetlerini değiştirmek zorunda kaldılar. Böylelikle kıyı balıkçılığı birisinin aklına geldi. Bu şekilde besleyici, avcılığa göre daha kolay bir şekilde karın doyurabildiler. Bu şekilde olduğu düşünülse de deniz mahsülleri soframıza daha erken gelmiş olabilir. Fakat Kızıldeniz’den Avustralya’ya göçen kabilelerin ortak özelliği bereketli sahillerden beslenmeleriydi. 10 bin yılda Yemen’den Hindistan’a kadar yedikleri önlerinde yemedikleri arkalarında bırakarak göçtüler.

Derken M.Ö. 74 bin yılında Toba Dağında 2 milyon yılın en şiddetli volkanik patlaması gerçekleşti. Patlama ve sonrasında rüzgarlarla yayılan küller mevsimleri 1000 yıl sürecek nükleer kışa göndürdü. Yolunda canlı ne varsa yok etti… Öyle ki dünyada yalnızca 10 bin yetişkin insan kaldı.

toba volkanı

Bugün bakıldığında Hindistan yarımadasında, Himalayaların kuzeyi ve güneyinde insanların genetiği, etnik kültürleri dilleri… her şeyleri farklılaşır. Bu patlamadan sonra arkasına bakmadan topuklayarak Asya ve Okyanusya’ya devam edenler olmuştur. Avustralyalı yerliler sular henüz bugünkü seviyelerine yükselmediğinden yürüyerek kıta değiştirmişlerdir.

Küresel ısınmayla yeryüzünde daha çok alan yaşanabilir hal alınca, Suriye ve Arabistan’dan Avrupa’ya bir bereketli bir koridor açıldı. Avcı-toplayıcı Nasreen klanı bu fırsattan istifade Türkiye üzerinden trans-Kafkasya, Avrupa topraklarına yürüdü. 50 bin yıl önce Boğaz’ı bu sefer karadan yürüyerek geçenler Nasreenlerdi.

45-40 bin yılları arasında Asya’daki klanlar Orta Asya’ya doğru yöneldi, diğer taraftan Batıdakiler Avrupa’ya yayıldı. Sonraki 15 bin yıl Asya klanlarının Avrupa steplerine ve diğer tarafta Amerika kıtasına doğru geçişlerine sahne aldı. Sibiryanın kuzeyinde elverişli tundralara geçen kabileler de oldu.

22-19 bin yıl önce, dünyada bugüne dek yaşanan son buz devri sahne aldı. 55. enlemin kuzeyi tamamıyla buz kaplandı. Buz kalınlığı 5 km’yi bulabiliyordu. Burada var olan klan ve kabilelerin dünyanın kalanıyla bütün bağlantıları kopmuştu. Büyük bir yaşam savaşının ardında yalnızca izole, mülteci klanlar kaldı. Bunlar Eskimo, Aleutlar ve Na-Dene dillerini konuşan diğer halklardı. Soğuma döneminde koloniler Amerika kıtasında güneye doğru ilerledi. Okyanusya adaları kolonileşti.

Buz devri 10 bin yıl önce bittiğinde, dünyanın pek çok merkezinda Orta Amerika, Brezilya, Mezopotamya ve Çin, tarım topluma geçişler başladı.

kareem said

Amerika’nın keşfi demek, bugüne dek Batı-merkezci tarih yazıcılığının ve sosyolojinin gaddarlığıydı. Batı, Amerika’yı keşfetmedi. Batı bütün kıtayı talan etti. Bu konuda müslümanları denklemin içine sokmaya çalışmak da 2 yy öncesine ait merkantalist, sömürgeci zihniyetle aşık atmaya kalkmak gibi oluyor. Amerika on binlerce yıl önce ilk insanın ayak bastığı, yerlileriyle muhtemelen Orta Asya halklarının daha yakın akraba olduğu bir kıtaydı.

Bilimsel gerçekler bizi bu noktaya getiriyor.