Dersimli futbolcu Deniz Naki neden Türkiye’de yapamadı?

Dersimli bir ailenin Almanya’da doğan oğlu Deniz Naki, 2003 yılına kadar doğduğu bölge olan Düren’de çeşitli takımlarda futbol oynadı. 2003 yılında Bayer Leverkusen’e transfer olan Deniz, Leverkusen ve Almanya Milli Takımı’nın genç kategorilerinde bir yıl da kiralık olmak üzere Bundesliga 2 ekiplerinden Rot Weiss Ahlen’de forma giydikten sonra 2009-2010 sezonu için taraftarları tarafından çok sevileceği St. Pauli’yle sözleşme imzaladı.

Taraftarın sevgisini kazanmasının, iyi oyunun ve takımın geçireceği iyi bir sezonun yanında, bir nedeni de ezeli rakip olan Hansa Rostock’un taraftarlarıyla Naki arasında yaşananlardı. İki takım Hansa Rostock’un evinde, lig mücadelesinde karşı karşıya geliyordu. Bu maçta Naki daha sonra peşini Türkiye’de de bırakmayacak olan ırkçı taraftarlarla belki de ilk kez bu şekilde karşı karşıya gelmişti. Deniz Naki’nin maçta takımını 2-0 öne geçirdikten sonra Rostock taraftarının ırkçı kesimine yaptığı boğaz kesme hareketi, St. Pauli taraftarının sempatisini fakat diğer kesimlerin tepkisini toplayacak ve oyuncunun cezalandırılmasına neden olacaktı.

(Gol ve tartışmalı sevinç 4.57’de)

Bundesliga 2’de St. Pauli formasıyla çıktığı 51 maçta 11 gol ve 15 asistlik üst düzey bir performans sergileyen Deniz Naki bu iyi oyununu bir üst seviyede sergileyemeyince (19 maç, 1 gol) önce Paderborn’a daha sonra da ülkemiz takımlarından Gençlerbirliği’ne transfer oldu. Ancak 25 yaşındaki futbolcu ülkemizde futboluyla değil dini, etnik kimliği ve “Dersim 62” dövmesi ile gündeme geldi. Hatta kendisine bu konularda yöneltilen sorulardan sıkılıp Facebook üzerinden aşağıdaki açıklamayı yapmak zorunda bırakılmıştı:

Deniz-Naki-GB-625x442

“Merhaba Arkadaşlar,

Son zamanlarda özellikle politik konularda birçok mesaj alıyorum. Benim Türk mü, Kürt mü, Alevi mi sünni mi olduğum yönünde sorular. Neden “Dersim” dövmem var ama “Tunceli” değil gibi…

Bu mesajlardan artık kafama ağrılar girmeye başladı. Bundan sonra herkes benim ne düşündüğümü ve kim olduğumu bilsin diye bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Ben DERSİM doğumluyum, Tunceli değil. Bunu politikacılar gibi çıkar elde etmek için söylemiyorum, bunu söylemekten başka bir seçenek göremiyorum önümde. Bu aynı zamanda yaptırdığım dövmenin “nedenidir”.

Aleviyim. Bunu ırkçı bir anlamda söylemiyorum, sadece birçok insan sorduğu için yanıtlıyorum. Ve bunun %100 arkasındayım.

Kimsenin beni yanlış anlamasını istemem. Diğer milletlere karşı herhangi bir önyargım yok ve tüm dinleri saygıyla karşılıyorum.

Bu konu hakkında artık daha fazla aptalca yorumlar görmeyeceğimi umuyorum. Çünkü tartışma yaratmak için yazmıyorum bunları.

Olduğum gibi bir “insan” olarak kabul görürüm ve ya görmem. Bu insanların kararıdır. Ben saygı gördüğüm ölçüde tüm insanları kökeni ne olursa olsun olduğu gibi kabul ederim. Birbirimizi anlamak için aynı dili konuşmamıza gerek yok. Çünkü hüzün, gözyaşı ve kaderin ne bir dili ne de rengi vardır. İnsan insandır.

En iyi dileklerimle”

Deniz Naki

i

Ancak yine de bu açıklama bazı ırkçı kesimlerin ona olan bakışını değiştirmeye yetmedi ve genç futbolcu Facebook üzerinden IŞİD’i lanetlediği bir paylaşımın onlarca küfürlü yanıt almasından günler sonra Ankara’da saldırıya uğradı. Olaydan sonra “Yemek almaya gittiğim sırada üç kişi benim yolumu kesti. Bana defolup gitmemi söylediler. Kulübün benim gibilere ihtiyacı olmadığını söylediler. Bu bana yönelik ilk uyarıymış.  Burada olmamın artık hiç bir anlamı yok. Beynimde sürekli dönen bu hadise beni mahvediyor. Artık dayanamıyorum” diyerek  kulübüyle sözleşmesini feshederek Türkiye’yi terk etti.

Ülkemizde kendisine gösterilmeyen saygıyı ona göstererek genç oyuncuya kucak açanlar ise onu hiçbir zaman unutmayan St. Pauli taraftarları oldu. Bundesliga 2’de sondan ikinci sırada bulunan kulübün taraftarları oynanan bir lig maçında yönetime şu pankartla seslendi:

1907
“Deniz’i eve getirin”