hondurasİç savaş halindeki Nijerya’ya gelen Pele’yi futbol oynarken izlemek için tarafların iki gün süreli ateşkes ilan etmesinin üzerinden iki sene geçmişti. Pele’nin büyüleyici yetenekleri sayesinde yüzlerce insanın hayatını kurtaran futbol, 1969 yılında bu kez Pele’nin doğduğu kıtada bir felaketin yaşanmasına neden olacaktı.

El Salvador ve Honduras arasında oynanan Dünya Kupası eleme maçları, iki ülke arasındaki yüksek gerilimi, ileride “Futbol Savaşı” olarak anılacak olan 100 saatlik bir çatışmaya dönüştürdü. Göç, ticaret ve sınır anlaşmazlıkları nedeniyle bozuk olan ilişkiler iki ülkenin Dünya Kupası’na gitmek için bir diğerine üstünlük kurma zorunluluğu ile birleşince savaş kaçınılmaz son oldu.

İlk maç Honduras başkenti Tegucigalpa’da oynanacaktı. El Salvadorlu futbolcular kaldıkları otelin dışındaki öfkeli Honduraslılar nedeniyle uykusuz çıktıkları maçı 1-0 kaybettiler (kalabalığın öfkesinden çok; otelin kırık camlarından içeri fırlatılan ölü fareler, berbat kokulu bez parçaları ve çürük yumurtalar uyuyamamalarının asıl nedenleriydi). Maçtan sonra El Salvadorlu genç bir kadın kalbine sıktığı kurşunla intihar etti. Mağlubiyetten dolayı intihar ettiği söylenen bu kadının cenazesi canlı yayınlanarak, bir hafta sonraki rövanş maçından önce halkın milliyetçi duyguları körüklendi.

fbwar1

Rövanş maçında rakip takıma olan nefret ve düşmanlıklarını gösterme sırası El Salvadorlulardaydı. Honduras’ın “tavşan” lakaplı yıldızı Enrique Cardona, daha büyük bir tavşan tarafından cinsel saldırıya uğradığı resmedilen pankartı ve karşılanmalarını şöyle hatırlıyor:

“Ben bu tür şeylere alışkındım ancak takım arkadaşlarım oldukça etkilenmişlerdi. Maçtan önce, otelimizin yakınlarında iki El Salvadorlu öldürüldü. Bu yüzden geceyi büyükelçilik binasında geçirdik. Yine de uyku hiçbirimizi maçtan önce seremonide bayrağımız yerine dalgalanan bir bez parçası görmeye hazırlamamıştı!”

el

Bu şartlar altında oynanan ikinci maçı ev sahibi takım 3-0 kazanırken konuk ekibin teknik direktörü maçtan sonra “Kaybettiğimiz için şanslıyız. Aksi halde buradan canlı çıkamazdık” açıklamasında bulunmuştu. O zamanlarda gol averajlarının bir önemi yoktu ve birer kez maç kazanan iki takımın üçüncü ve final maçını Meksika’da oynaması kararlaştırıldı (1.239 kilometrelik bu yolu motosikletleriyle kateden taraftarlar vardı).

Üçüncü maçta El Salvador iki kez öne geçse de, yıldız oyuncu Cardona sayesinde Honduras her seferinde skoru eşitlemeyi başardı. Bu zorlu mücadelenin finali de hiç kolay olmadı. İkinci yarıda El Salvador teknik direktörü Gregorio Bundio, savunmacılarına Cardona’yı ne şekilde olursa olsun durdurmaları talimatını verdi. Gerisini ise Cardona anlatıyor:

Beni sahadan tekmeleyerek atıyorlardı! Tam göğsüme bir krampon darbesi aldım. İspanya, İngiltere, İrlanda’da oynadım fakat böyle bir şey görmemiştim.

Honduras’ın atak yollarını tekmelerle tıkayan El Salvador sonlara doğru galibiyet golünü de buldu. Bundio ise galibiyetin tekmelerle değil; zehirli olabileceği gerekçesiyle otel yemeği yememeleri, Azteca Stadı’nın kaygan zemin için yeni kramponlar almaları ve sahada kendilerini terk etmemeleri için soyunma odasında bütün oyunculara testislerini tutmalarını söylemesi sayesinde geldiği konusunda ısrarcı!

Maçın üzerinden yaklaşık iki hafta geçtikten sonra ise Dünya Kupası’na gidemeyen taraf olan El Salvador ordusu ve uçakları Honduras topraklarını işgal etti! 14 Temmuz’da başlayan çatışmalar, diğer ülkelerin de teşvikleriyle 20 Temmuz’da sona erdi. Çatışmalarda 2 bin civarında insan hayatını, 100 bin kişi de yaşadığı topraklarını kaybetti. El Salvador, ordusunu Ağustos ayında geri çekse de iki ülke barış anlaşmasını 11 yıl sonra imzalayabildi. Evet, tek başına futbol bütün yaşananların sebebi olarak gösterilemez ama El Salvadorlu spor girişimcisi ve federasyon başkan adayı Ricardo Padilla’nın söylediklerinde doğruluk payı yok değil:

Futbol aslında 1969 yılında yaşananların tek sebebi değil ancak çok şeyi açıklıyor. Maçı kazanmış olsaydık onları işgal eder miydik ki?

Kaynak: Guardian, FourFourTwo.com

Yorumlar

Yorum

Paylaş : Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0Share on Google+0Email this to someone