‘Erekte’ etmeyen filmler neden izlenmez?

Çünkü iyi öyküler, organları etkiler ve gerçekten iyi olanlar birden fazla organı harekete geçirir. Bir öykünün ne kadar etkili olduğunu anlamak için vücudunuzu dinleyebilirsiniz. Etkili bir öykü bağırsaklarınızı düğümler, boğazınızı sıkar, kalbinizi ve ciğerlerinizi sıkıştırır, gözlerinizi yaşartır, sizi kahkalara boğar ya da erekte eder. Bir filmi izlerken vücudunuz herhangi bir tepki vermiyorsa, onun sadece zihninizi etkilediğini ve sizde derin etkiler bırakamadığı sonucuna rahatlıkla varabilirsiniz.

Basic-Instinct-GIF-2

Nietzsche, ne hissettiğimizi anlamamız konusunda vücudumuza güvenmemiz gerektiğini şöyle anlatmıştır: “Bedeninizde, en derin felsefenizden daha fazla bilgelik vardır.” Fark etmeseniz de, bir filmi beğenirken aslında buna sadece zihninizle değil, bütün beden, ten, sinirler, kan, kemikler ve uzuvlarınızla karar verirsiniz. Yani, bir filmi değerlendirken çok rahat bir şekilde kılavuzunuzu kendi bedeniniz olarak belirleyebilirsiniz. Çünkü bir filmin size kendinizi nasıl hissettirdiğini veya eksiklerini tespit etmek her zaman çok kolay olmayabilir.  Bu sebeple, bir senaryonun gücünü belirlemek için en iyi yöntem kendinize doğru soruları sorabilmek. “Bana kendimi nasıl hissettirdi? Herhangi bir fiziksel etki hissettim mi, yoksa beyinden başka bir şeyi ilgilendirmeyen zihinsel bir süreçten mi geçtim? Kan akışım hızlandı mı? Ayak parmaklarım korkuyla kıvrıldı mı? Gözlerimi ekrandan kaçırdım mı? Karakterin karşılaştığı tehlikeler, aslında beni tehdit ediyormuşçasına vücudum harekete geçti mi?” soruları buna örnek olabilir. Eğer yanıtlar olumsuzsa, bedene hitap eden bir şey, fiziksel bir tehdit ya da duygusal gerilim gibi unsurlar eksik olabilir.

Örnek vermek gerekirse… Gerilim, kalp atışlarımı hızlandırırken bir karakterin ölümü karşısında boğazım düğümlenir. Ağlamalı, soluğum kesilmeli, gerilmeli, kahkaha atmalıyım; bu fiziksel tepkileri ne kadar hissedersem, senaryo o kadar iyi demektir. Duygusal bir durumun tüm olasıklarını keşfedebilmek için, iyi bir öykünün mümkün olduğu kadar fazla organa hitap etmesi gerekir. Son olarak şunu söylemek gerekir ki; “En az iki organımı harekete geçirmiyorsa, o senaryo iyi değildir.”