Viski içmeyen, hatta alkol kullanmayan insanlar dahi, Johnnie Walker’ı ve onun ikonik yürüyen adam logosunu biliyordur; bunun için başta Kapıcılar Kralı Seyit’e ve Yahşi Batı’daki Johnnie’ye teşekkür etmek gerekiyor.

Kemal_Sunal_dogum_tarihitarihtebugunorg

Johnnie Walker’ın Kilmarnock’taki ufak bakkalında başlayan bu viski serüvenini anlatmadan önce; biraz viskinin ne olduğundan kısaca bahsedelim.

Başat hammade olarak arpanın kullanıldığı; lakin tüm tahıl ürünlerinin (buğday, yulaf, mısır vb.) mayalanması sonrası ortaya çıkan düşük alkollü içeceğin (buna basitçe bira da diyebiliriz), damıtılmasıyla elde edilen etil alkolün, fıçılarda yıllandırılması sonucu oluşan içkiye viski diyoruz. Her bölgenin (İskoçya, İrlanda, Amerika…) kendine has teknikleriyle ürettikleri bu içki, Johnnie Walker’ın da yurdu olan İskoç yöresinde, hammade olarak büyük oranda arpa kullanılarak ve 2 kere distile edilerek yapılır ve en az 3 yıl fıçılarda bekletilir. Bu bilgiyi verdikten sonra Kilmarnock’taki o küçük bakkal dükkanına yol alabiliriz.

Johnnie Walker bir bakkal işletmecisi. İskoçya’da viski tek malt şeklinde sadece arpadan yapılıp satıldığı gibi, farklı maltlar ve hatta buğday, mısır vb. kullanılarak yapılan viskilerin karışımı da şişelenip satılabiliyor; buna da literatürde blended (karışım) viskisi deniyor. Johnnie Walker, bir çok farklı markanın viskisini sattığı gibi, aynı zamanda bu viskilerin karışımıyla oluşturduğu kendine ait karışım viskisini de bu bakkalda satıyor  ve tabiri caizse yuvarlanıp gidiyor.

2d1a75aba469c9ed50a743bf56c5baa7

Johnnie’nin oğlu Alexander babası gibi düşünmüyor, bu işi büyütebileceğini ve babasının viskisini bütün dünyaya satabileceğine inanıyor. Bu nedenle Kilmarnock’ta tıkılı kalmak yerine, büyük şehir Glasgow’a göçüyor. Aklında önce viskisini ambalajlamak var; bunun için tabela yapıp-satan bir arkadaşının yanına gidiyor ve bir şişe tasarlamak istediğini söylüyor. O zamanlar viski şişeleri yuvarlak diyebileceğimiz şekilde yapılıyor; fakat Alexander dikdörtgen bir şişe istediğini söylüyor; böylelikle yeniliğe daha baştan, şişeden başlıyor ve aynı zamanda bütün dünya pazarına satacağına inandığı viskisinin, gemilerde taşınırken kasalara daha rahat yerleştirilebileceğini hesap ediyor. Etiketini ise, düz değil, otuz derecelik bir açıyla yapıştırıyor şişeye. Ve son olarak da bir logo istediğini söylüyor tabelacı arkadaşına; logo, viski markalarının kullandığı bir şey değil henüz, Alex buna önem veriyor ve ortaya hepinizin de çok iyi bildiği Yürüyen Adam logosu çıkıyor.

Johnnie-Walker-Whiskey-Wallpaper

Her şey tamam, peki bu viskiyi kime, nasıl satacak Alex? Glasgow dev bir liman şehri, gemi kaptanları vali kadar saygı gören, büyük insanlar. Bir kasa viskisini alan Alex, gemi kaptanlarının kapısına gidip, “Size kendi viskimden ikram etmek istiyorum…” diyor. Kaptanların cevabı net, “Biz gemiciyiz, rom içeriz. Viskiye para vermeyiz!” oluyor. Alex ise rahat, bunun bir hediye olduğunu, uzun yollarda içkileri biterse, viskisini içebileceklerini söylüyor.

Kaptanlar Alex’ten aldıkları viskilerle yollarına çıkıyor ve aylar sonra dönüyorlar, Alex onları tekrar ziyaret ediyor. Kaptanlar, viskinin fena olmadığını ama romdan vazgeçmeyeceklerini söylüyorlar. Alex bu sefer iki kasa viski hediye etmek istediğini, yine bunun da parasız olduğunu, sadece verdiği ikinci kasanın varılan limanlarda rüşvet, hediye vb. amaçlı dağıtılmasını rica ediyor.

357

Aylar sonra Glasgow’a dönen kaptanlar, Alex’in gelmesini beklemeyip, onlar Alex’in ayaklarına gidiyorlar ve viskinin vardıkları yerde beğenildiğini ve bu sefer paralı olarak daha fazla viski alabileceklerini ve orada satacaklarını söylüyorlar Alex’e.

İşte 19. yüzyılın sonlarında Alexander Walker’ın bu muhteşem vizyonu sayesinde henüz bulunduğu bölgede bilinmiyorken, bütün dünyanın içtiği viski Johnnie Walker, senede 18 milyon kasa viski satan bir alkol devine dönüşüyor. Johnnie Walker Red Label en çok satan standart viski, Johnnie Walker Black Label ise en çok satan deluxe viski olarak istatistiklerde birinciliklerini asla kimseye kaptırmıyorlar.

Bu sene baba Johnnie Walker, 210. yaş gününü kutluyor, mezarında ne kadar mutlu bir baba olarak uyuduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek…

Yorumlar

Yorum

Paylaş : Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn7Share on Google+0Email this to someone