Neden Okyanusun Dibinde Bira Fıçısı Olmasın?

Hayatta yaptıklarını ölesiyle kıskandığım insanlardan ikisi, BrewDog’un yaratıcıları James Watt ve Martin Dickie. Onların hikayesini anlatırken, onlara iltimas geçmeye müsait bir yanlılıkta olurum normal şartlarda; lakin iltimasa o kadar ihtiyaçları yok ve o kadar başarılı manyaklar ki, uzatmadan hikayelerine geçelim.

Çok geriye gitmiyoruz, sene 2007’deyiz, piyasa biralarından bıkmış olan James ve Martin birinci manyaklığı hiçbir güvenceleri olmamasına rağmen banka kredisiyle birlikte bir depo kiralayıp, İskoçya’nın Aberdeen kasabasında, büyüdükleri semtte bira üretme işine girerek yapıyorlar. Toplamda 3 kişiler, James, Martin ve bir de köpek (gerçekten köpek). Biraya değer veriyorlar; kullandıkları malzemeden, bekleme prosesine, şişelemeden, sunmaya kadar her şey birer sanat icrası dikkatinde. Üretim 1000 hektolitre civarında, ancak mahalle dükkanları ve semt barlarına tedarik edebiliyor biralarını lakin işlerine verdikleri ehemmiyet layığını buluyor…

2008’de sayı 9 kişi artı bir köpek oluyor, üretim 4 katına çıkıyor. Tokyo isimli biralarıyla yüksek alkollü bira sınıfında çığır açıp ünlerini İngiltere geneline yayıyorlar; öyle ki içki devi Portman Group, ‘Nerden çıktı lan bunlar?’ denesi İskoçyalı iki bağımsız biracının biralarını yoksaymaya ve piyasada bulundurmamaya dahi çalışıyor büyümelerine izin vermemek adına. Ama Tokyo’nun şanı, Amerika, İsveç hatta Japonya’da dahi duyuluyor.

2009’da Punk IPA üretiliyor ve BrewDog çılgınlığı katlanarak büyümeye devam ediyor. Bununla yetinmeyen James ve Martin, o zaman için dünyanın en yüksek alkollü birası olan Tactical Nuclear Penguin’i de aynı sene üretiyorlar, alkol oranı %32!

sink the bismarck

2010’da ilk barını açan BrewDog, ürettikleri biralarla, yarışmalardan altın madalyalarla da dönmeye başlıyor. Aynı sene Almanya’dan Schorschbrau isimli bir üretici %40 alkollü bir bira üretiyor ve bunun üzerine BrewDog, Sink The Bismarck’ın fıçısını okyanusun derinliklerine gömüyor. Evet, bekleme süresini sadece fıçının içinde değil, okyanusun da derinliklerinde geçiren Sink The Bismarck, karaya çıktığı anda Schorschbrau’ya selam çakıyor, alkol oranı %41!

Biter mi? Hayır! Aynı sene The End Of The History isimli bira ile bu bahsi kapayalım artık diyor James ve Martin; alkol oranı %55!

end of the history

Her sene üretim ve personel sayısını iki katına çıkararak büyüyen BrewDogcular, ürettikleri biralarla, biraya koydukları isimlerle ve sektörün babaları büyük firmalarla da kavga ederek zamanı aşmaya devam ediyorlar.

2013 yılında bir televizyon şovu da yapmaya başlayan ikili, her şehrin ruhuna uygun birayı üretmek adına Amerika’yı eyalet eyalet dolaşıyor ve şehrin birasını da oradaki butik üreticilerle yapıyor.

Kendisi gibi butik üreticilerle ortaklaşa bira üretmekten keyif alan, gurur duydukları en büyük şeylerden biri Çin’de sahte bir BrewDog barının açılmış olması olan, biranın üretimine de, sunumuna da çağ atlatan ve Dünya’nın en sert erkeği Putin’le dahi alay eden olağanüstü bir ekip BrewDog.

8 senede üretimi 100bin hektolitreye ulaşan, personeli 350’nin üzerine çıkan, açtığı barlar 30’u geçen, yaptığı manyaklıklar bini aşan BrewDogcular için yazdığım başlık az bile olabilir.

(Türkiye’de BrewDog’un Punk IPA, 5AM Saint ve Libertines isimli biralarını bira çeşitliliği fazla olan bazı barlarda ve tekellerde bulabilirsiniz.)