Kambersiz düğün neden olmaz?

Yıllardır duyduğumuz Kamber ismi aslında kime ait? Bu isim nereden geliyor ve neden kambersiz düğün olmayacağına dair bir bilgi kafamızda yer etmiş durumda? Konuyla ilgili birden fazla görüş ve hikaye var.

Lütfen Kamberlerinizi Pistten Alınız

Düğünlerde erkek ya da kız tarafıyla hiçbir ilgisi olmamasına rağmen bir şekilde düğüne sızıp yiyip içen kişilere verdiğimiz isim kamber. Düğüne girer girmez damat ve gelinin adını öğrenir ve gelin ya da damadın yakınlarıyla karşı taraftan biri gibi sohbet ederek dikkatlerin üzerine yoğunlaşmasını engeller. Aslında herkes durumun farkına varır ama kültür olduğu için de kimse ses etmez. Bu yaklaşımla kamberler düğünlerde kendine yiyecek yemek ve dans edecek pist bulurlar. Kambersiz düğün olmaması da aslında toplumun yardımlaşma güdüsünden kaynaklı bir kültürden gelir. Kamberler tanrı misafirleridir çünkü.

Konunun muhatabı

Kambersiz düğün olmaz kalıbının bir diğer kullanım şekli ise herhangi bir konuyla ilgili toplanma gerçekleşeceği zamanda o konuyla en çok ilgisi bulunan kişi olmadan bu toplanmanın tadının çıkmayacağına yönelik olan kullanımdır. Aynı zamanda topluluğun eğlenceli kişileri için de aynı kalıp kullanılır. Sadece konunun muhatabı değil, topluluğun eğlencesinin ve neşesinin muhatabı olması yeterlidir. Buradaki kamber de sevilen ve birlikte vakit geçirilmek istenen eğlenceli kişiliktir.

Kamber temsili:

Tarihte Kamber kimdir?

Kamber Hz. Ali’nin kölesinin adıdır. TDK’nın Kamber tanımı da ‘sadık köle’ anlamına gelen arapça bir sözü karşılar. Kamber aynı zamanda Ali’nin yoldaşı ve muhafızıdır. Alevilikte ise Cem töreninin 12 görevinden biri olan İbrikçi’liğe karşılık gelir. Kamber Cem’de mürşidin ve cem erenlerinin abdest almalarını sağlar. Anadolu alevi dedeleri köyleri gezerken onlara rehberlik eden kişilere de kamber denilmiştir. Bu yönüyle bir görev insanıdır. Kambersiz düğün olmaz kalıbında ise bu kez ‘olmazsa olmaz’, düğüne gelen herkes oturur hizmet beklerse bir hizmet eden olmaz anlamında kullanılır. Şimdilerde kullandığımız anlama çok da benzemeyen bir kullanımı var böyle okunduğunda.

Son olarak ünlü destanlardan ‘Arzu ile Kamber’deki Kamber var. Bu Kamber Horasanlı bir bezirganın oğlu. Kendisi küçükken babası ile anasını haramiler hac yolunda öldürüyorler. Kamber’i babasının adamlarından biri kurtarıyor, Arzu’nun babası evlat ediniyor ve Arzu ile Kamber birlikte büyümeye başlıyorlar. Gel zaman git zaman Arzu ile Kamber büyüyor ve fırtınalı bir aşkın tarafları oluyorlar (benim aklıma Küçük Emrah’ın büyük halinin oynadığı Yalnız Güneş Şahitti adlı filmi getirdi). Fakat kör olası Arzu’nun anası kızı vermemek için elinden geleni yapıyor. Kızı bir başkasına veriyor ve Kamber’in kendini dağlara vurmasına sebep oluyor. Vilayet beyi düğünü bozdurmaya kalkıyor ancak Kamber gururlu, engel oluyor bu işe. Kimseyi huzursuz etmeyeyim diyor. Velhasıl kelam evleniyor Arzu ama beyine yüz vermiyor. Adam sokulamıyor bir türlü Arzu’ya. Bu yüzden kederlenip ölüyor. Derken Arzu artık engel kalmadı diyerek tekrar Kamber’e koşuyor ve kavuştukları anda ölüyorlar. Zalim ana da peşlerinden ölüyor. Derken yine bir türlü düğün olmuyor. Trakya yöresine mal olmuş güzel bir halayı da var Arzu ile Kamber’in. Hatta hemen aşağıda.

Trakya yöresinin Arzu ile Kamber oyunu uzak doğulu performansı:

Kamberle ilgili anlatılanlar bunlar. Siz de kendi ortamınızda “o aslında öyle değil, böyle” diyebilmek için yukarıdaki anlatılanları kullanabilir, kamber hususundaki genel kültürünüzle göz doldurabilirsiniz.

Author: Önder Halis

may the force be with me