Kutlamalarda Patlatılan Her Köpüklü Şarap Neden Şampanya Olmaz?

Her kutlamada, her Formula 1 yarışı sonrası, zenginlerin birbirini eylediği her sahnede kendine yer bulur diyebileceğim bir içkidir ‘şampanya’, zaten hepimizin aşinalığı da buradan geliyor. Ama bu tanımda bir sıkıntı var, çünkü her patlayıp köpüren şişe şampanya değildir.

Fransa’nın Champagne Bölgesi’nde, Pinot Noir, Pinot Meunier ve Chardonnay üzümleriyle üreticinin inisiyatifi doğrultusunda farklı oranlarda kullanılarak üretilen bir şarap var. Ki şarap dediğimiz içkinin oluşumu, ‘üzüm suyu(şeker) + maya’ formülü kadar basittir, bu formül ortaya ‘karbondioksit + alkol’ oluşumunu çıkarır ve şarabımızı elde ederiz. Champagne Bölgesi’nde, yukarıda yazdığım üç farklı üzüm türüyle yapılan bu şarap şişelendikten sonra, bir kez daha fermentasyona uğraması sağlanır. Fermentasyon sonrası ortaya ‘karbondioksit + alkol’ çıktığını zaten artık biliyoruz; uğradığı bu ikinci fermentasyon sonrası ilkinde dışarı atılan karbondioksit, ikincisinde şişede kalır. Ve bu zorlu prosesler için, muazzam bir işçilik ve bakım gerekiyorsa da, sonuç olarak insanların kutlamalarına patlamak suretiyle meze olacak bir içki türü ortaya çıkar, ‘Champagne’.

Fransızlar, Champagne için net konuşmuşlardır:

– Sadece Pinot Noir, Pinot Meunier ve Chardonnay kullanılmalı
– Kullanılan bu üzümler sadece Champagne Bölgesi’nde yetişmiş olmalı
– 2. fermentasyon sadece Champagne Metodu ile yapılmalı
– Champagne Bölgesi dışında yapılan hiçbir köpüklü şaraba Champagne denemez!

Peki, bu şampanya, neden köpüren, patlatılan her şişe için kullanılan bir tanım halini aldı?

Burada ibremiz Amerika’yı gösteriyor. Amerika’lı üreticiler, Champagne’yi sevdiler ve ürettiler de; fakat çoğu zaman Champagne Metodu’na uymadılar, ‘suni köpürme’ de denilen yöntemle şişenin içine şırıngayla karbondioksit basarak dahi köpüklü şarap ürettiler. Bunda bir sıkıntı yok, sıkıntı şurada, Amerika’lı tüketicilerin köpüklü şarap dendiği zaman içkinin farklı bir şey olduğunu sanmalarından ötürü, yasakları umursamayıp ürettikleri her köpüklü şaraba şampanya demeye devam ettiler. Haliyle bu kelimeler dile iyice dahil oldu ve birbirinden ayrılmaz hale geldi.

Ama yegane ayırma metodu hala elimizde, elbetteki fiyat. Fransa’nın Champagne Bölgesi’nden çıkmış bir Dom Perignon, Mumm, Moet & Chandon’ın en uygunu 250-300 liradan başlarken, bir Prosecco’yu (İtalyanların köpüklü şarap için kullandıkları kelime) 40, İnci Damlası’nı 45, Altın Köpük’ü 50 liraya alabilirsiniz.  Ve eğer amacınız lezzet değil, kutlamaysa en az bir Dom Perignon kadar iş göreceğine şüpheniz olmasın, hatta madem konu paraya geldi, 2.5 litrelik bir Coca Cola da aynı işi hayli hayli görür. Son olarak lafı gelmişken diyeyim ki, köpüklü şarap da yeri ve zamanına göre içilmesi keyif veren, güzel bir içkidir; Aperol Spritz ve Bellini gibi güzel kokteyllerin başat likidiyken, patlatıp mahvetme kültürüne dahil olmamak, sizi hakir göstermez; bunun garantisini verebilirim.