Gazeteci Ufuk Kaan Altın boş durmuyor. Yemek kültürü ile ilgili kitaplar çıkarmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıl “Benim Güzel Lokantalarım” isimli çalışmasını okuyucularla buluşturan gurme yazar kısa bir süre önce de “Meyhanedeyiz Yine Bu Gece” isimli kitabını Esen Kitap etiketiyle yayınladı.

???????????????????

 

Kitap meyhane severlere doğru adresleri gösterebilecek bir kılavuz niteliğinde. Kaan Altın’a meyhaneleri, mezeleri ve muhabbeti sorduk.

İlk kitabınız “Benim Güzel Lokantalarım”da da yer alıyordu ama “Meyhanedeyiz Yine Bu Gece”de baştan sona meyhane kültürünü anlatıyorsunuz. Meyhaneleri seviyorsunuz. Hayatınızda ilk kez ne zaman meyhaneye gittiniz?

Oldum olası meyhane muhabbetini sevdim. O sıcaklığı, samimiyeti aradım hep. Dost meclisidir meyhaneler. Oraya sohbet için gidilir. Aslonan, muhabbettir, olmalıdır. 20 seneyi geçmiştir meyhane muhabbetine dadanalı. Eskiden daha sık giderdim ama hem zaman artık daha değerli, hem de yavaştan yaş alıyoruz.Gerçi düşen performansımı bu kitap vesilesiyle eski günlere yaklaştırdım yine. Marifet mi, değil tabii. Kararında içmek önemli…

İyi bir meyhanede sizce neler olmalı, neler olmamalı?

Aradığım ilk nokta, samimiyet, sıcaklık. Ambiyans, lezzet, servis de önemli tabii ama samimi değilse bir meyhane, kıymetli olmuyor benim gözümde. Lezzetten devam edelim yine de: Meyhane, yemek yenilecek, doyulacak yer değildir. Bir kere bunu koyalım. Çok fazla çeşit de olmamalıdır. Olanlar da iyi yapılmalıdır. Beyaz peyniri, tam yağlı, kalıp gibi olacak. Patlıcan salatası, is kokacak. Lakerdası sıkı olacak… Örnekler çoğaltılabilir. Garson, şef pire gibi olacak. Leb demeden leblebiyi anlayacak, ikinci kez gittiğinizde sizi tanıyacak, hürmet gösterecek…

Agora

Ne olmaza gelince: Mönüyle çok oynanmayacak, lükse kaçılmayacak (hem dekorasyonda hem de lezzetlerde), mezeler, yemekler sosa bulanmayacak, olmayacak yemekler listeye alınmayacak (tavuklu ürünler, mantıydı, soslu köfteydi gibi gibi…), çok gürültü olmayacak, yüksek sesli müzik yapılmayacak…

Kitapta İstanbul’dan 40, İstanbul dışından 10 mekân var. İstanbul dışındaki mekânları neye göre belirlediniz?

Her meyhanenin kıstası aynı: Samimiyet. Bilinirlik, İstanbul dışındaki mekânlar için ayrı bir kriterdi tabii. 1 ay kadar araştırma yaptım. Eşe-dosta danıştım, önerilerini aldım. Her yere gidemedim tabii ama gittiğim şehrin en iyilerini buldum sonuçta. Pişmanlık yaşamadım. Zaten pişman olsam, kitapta yer almazlardı.

Balık pastırması-O Maestros

İstanbul’daki meyhanelerle şehir dışındaki meyhaneleri karşılaştırdığınızda dikkat çekici farklılık var mı?

Çok fark yok. Şöyle diyebilirim ama; İstanbul’la kıyaslanınca ölçek nereye giderseniz gidin küçük. Bu da samimiyetin dozunun artması anlamına geliyor. Biraz daha salaş, daha candan, teklifsiz, önyargısız ve lezzetli meyhane ve sahiplerini buldum. Mutluyum…

Asmalı Cavit

En beğendiğiniz meyhaneleri sorsak…

Asmalı Cavit, her zaman ilk sırada benim için. İlk 10′umun zirvesinde o yer alıyor. Şimdi vereceğim isimleri sırasız listeliyorum: Babylon’un sokağında Şehbender var. Tanışmamız eskidir onunla da… İstanbul dışından devam edelim; Eskişehir’deki Kör Kamil’e mutlaka yine gideceğim. İzmir’deki Gandi’nin Yeri’ne de… İstanbul’a dönersek; Cankurtaran sahilindeki Karışma Sen’i o kadar beğendim ki iki kez ziyaret ettim. Bu kitapta iki kez gittiğim iki yerden biri. Tom Tom’daki Küçük Meyhane, Burgazada’ki Barba Yani, Beylerbeyi’ndeki İnciraltı, Arnavutköy’deki O Maestros ve Cihangir’deki Jash İstanbul ile liste tamamlanıyor…

Sofyalı

Peki, bundan sonra sırada ne var? Yeni kitaplar ya da başka projelerde görecek miyiz sizi?

Sondan başlayalım. Bir internet sitesi kurdum; www.kaanname.com. Şimdilik eski yazılarımı toplu olarak bulacak okuyucu orada. Sadece lokanta yazıları değil, seyahat yazılarımı da yükledim, yüklüyorum. Yeni yazılarımı da buradan takip edebilir meraklıları. Beni heyecanlandıran bir iş oldu. Kitaba gelince: Arayı çok açmadan çalışmaya başlamayı planlıyorum. Bu kez bir balık lokantaları kitabı yazmak var aklımda. Amacım, herkesin bilmediği, popülerlikten nasibini almamış, hatta bundan bilinçli olarak kaçınan ama hem duruşlarıyla hem de lezzetleriyle özel ilgiyi hak eden lokantaları yazmak. Bu kez İstanbul dışına daha çok çıkacağım. Seyahat yazılarımı da toparlamak istiyorum bir kitapta. Bir dostumla başka bir seyahat kitabı hazırlama fikri de var. Bakalım, zaman ne gösterecek…

Şehir Meyhanesi

Yorumlar

Yorum

Paylaş : Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0Share on Google+0Email this to someone