Ülkemizdeki çoğu futbolseverin onu izleme şansına eriştiği için kendisini şanslı addetmesinin nedeni olan Alex de Souza, profesyonel olarak 1994 yılında başladığı futbol kariyerine 14 Aralık 2014 Pazar günü oynanan Coritiba – Bahia maçıyla veda etti. 28 Mart 2015 Cumartesi günü ise jübilesini yaptı.

1 alex

Peki ülkemizde kaldığı 8 sene içinde onun bir ölçü biriminin en üst mertebesine yerleştirilerek “Bir Alex değil!” deyiminin baş kahramanı olmasını ve Fenerbahçeli veya Fenerbahçesiz herkesin gözünde farklı bir yere sahip olmasını sağlayan nedenler ne? İşte sizlere neden hiç kimsenin bir Alex olmadığının ve olamayacağının cevaplarını sunuyoruz:

-2003 Konfederasyonlar Kupası’nda Alex’in Türkiye ile yolu ilk kez kesişmiş ve Brezilyalı takımına beraberliği getiren golü attıktan sonra vakur bir edayla kendi yarı sahasına doğru yürürken bütün Fenerbahçeliler kendilerini “Gelmez ama ya gelirse?” diye sormaktan alıkoyamamışlardı. Kısacası Fenerbahçeliler Alex’in yolunu hasretle gözlemeye o henüz takıma katılmadan önce beklemeye başlamışlardı.

2alex

- Alex, o yıllarda o kadar büyük kulüplerin ilgisini çekiyordu ki medyamızın bazı duayen(!) isimleri bile Real Madrid’in bile isteyip alamadığı oyuncunun Türkiye’ye gelip futbol oynamayacağını öngören yazılar kaleme alıyorlardı. Ancak bütün bunlara rağmen Alex, Fenerbahçe ile kontrat imzalayarak “gollerine” biraz erken başlıyordu.

1252412-27039721-1600-900

-Tek başına Fenerbahçe’ye transfer olmaya karar verme hikayesi bile ne kadar özel olduğunu anlamaya yeter. Transfer çalışmalarını yürüten eski Fenerbahçe yöneticisi Hakan Bilal Kutlualp anlatıyor:

“Alex ile yaptığımız bir görüşmede yine ben kendisini ikna etmeye çalışıyordum. Stresli dakikalar olduğu için bir puro yakmıştım. Alex’le konuşurken, içeri eşi Daianne girdi. O sırada ilk çocuğu Maria’ya hamileydi. Daianne’nin hamile olduğunu görünce sigara dumanından rahatsız olmaması için ben puroyu söndürdüm. Ne olduğunu anlamadım, birkaç dakika sonra Alex, Türkiye’ye gelmeyi kabul etti. Bunu o sırada anlamamıştım ama bana sonra söyledi. Bana ‘Eşim odaya girdikten sonra dumandan rahatsız olmaması için puroyu söndürmeniz benim için çok önemli bir etkendi. Bu hareket sonrasında gerçekten insanlara saygı duyduğunuzu anladım’ demişti.”

-Fenerbahçe forması ile topla ilk buluştuğu an ise rüyanın başladığının resmi deklerasyonuydu adeta:

 

kapo

-Her zaman en iyisini vermeye çalıştığı Fenerbahçe forması altında attığı jeneriklik gollerin, yaptığı hayranlık uyandırıcı asistleri tek tek saymaya kalkarsak yazıyı bitirmek aylar alabilir. Bunun yerine biz susuyoruz onun toplu istatistikleri konuşuyor:

  •  Fenerbahçe’de oynadığı toplam 333 maçta 167 gol, 147 asist (transfermarkt)
  •  Fenerbahçe formasıyla ligde en çok maça çıkan yabancı futbolcu
  •  Lig tarihimizdeki ilk yabancı gol kralı (daha sonra bir kez daha bu başarıyı tekrarladı)
  •  Fenerbahçe’nin Avrupa kupalarındaki en golcü oyuncusu
  •  2007-08 sezonu Şampiyonlar Ligi asist kralı
  •  Türk takımlarının Avrupa kupalarında en çok forma giyen ve en çok gol atan yabancı futbolcusu
  •  Fenerbahçe tarihinin en çok gol atan yabancı futbolcusu, 140 golü bulunan Aykut Kocaman’dan sonra 136 golle kulüp tarihinin en golcü 2. oyuncusu
  •  Uche’den sonra Fenerbahçe formasını en uzun süre giyen 2. yabancı oyuncu
  •  Ayrıca kazandığı bütün kupaların yanında Alex’in Brezilya Milli Takımı ile 2 Copa America şampiyonluğu ve 2 Konfederasyonlar Kupası şampiyonluğu bulunuyor (Brezilya A Milli Takımı’nda 67 maç 22 gol)

alllll

- Tıpkı ayrılırken söylediği gibi Alex buraya insanımızı tanımadan, ülkemizi bilmeden gelmişti ancak ayrılırken %50 Brezilyalı- %50 Türktü artık. Sezon bitimlerinde Brezilya’ya döndüklerinde kızlarının Türkiye’yi kastederek “Evimize ne zaman döneceğiz?” diye sormaları da bu yüzdendi.

-Kadıköy’de maçtan önce kadrolar sayılırken “De Souza” anonsu geldiği zaman taraftarın sevgisiyle doğru orantılı olarak en güçlü onun sesi haykırılırdı. Herkes sevilirdi ancak Alex’in yeri ayrıydı. Kimsenin bir Alex olamasının sebebi de tam olarak buydu!

-Hayatının en üzücüsü olarak tanımladığı, Fenerbahçe macerasını sona erdiren imzadan sonra onu uğurlamak için evine gelen taraftarların ağzından belki de son kez dinlediği “Alex de Souza” tezahüratlarına dayanamayıp ağlayarak eve gitmesi karşısında duygulanmayacak Fenerbahçeli sayısı yok denecek kadar azdır.

alex

- Alex, Fenerbahçe’nin kült isimlerinden Lefter’i de kendisine hayran bırakmayı başarmıştı. Öyle ki 2009 yılında Brezilyalının Büyükada’da ziyaret ettiği Lefter, Alex’in futbolunun kendisine hissettirdiklerini: “O topu aldığı zaman bir sevinç oluyor içimde. ‘Bir şey yapacak’ diyorum içimden, yapıyor da!” şeklinde özetlemişti. Şimdi ise iki efsanenin heykelleri Yoğurtçu Parkı’nda, birbirinden 50 metre aralıklarla sonsuzluğa uzanıyor…

allllllllllllll

- Sık sık üzdüğü rakip taraftarın bile sevgisini ve saygısını kazanabilmesiydi onun bir mükemmeliyet ölçeğinin zirvesine yerleştirilmesinin nedeni. Alex futbolculuk kariyerini sonlandırırken onları da unutmadı: “Rakip taraftarı sessizliğe boğup gene de saygı duyulan bir şekilde sahadan yürüyüp çıkabilmek büyük bir keyifti. Her zaman saygının peşinden koştum ve saygıdeğer bir şekilde bitiriyorum.”

alexx

Her güzel şeyin olduğu gibi Alex’in futbolculuk günlerinin de bir sonu vardı ve bu istenmeyen son gelip çattı. Ancak futbolculuk kariyerinin sonu, Alex’in Fenerbahçe macerasının sonuna geldiği anlamını taşımıyor. İleride bir gün teknik direktör olarak Türkiye ile yollarının tekrar kesişip, şampiyonluk kupasının ellerinde tekrar yükseleceği günlerin hayali bile güzel. İleride yenilerini ekleyene dek, herkese yaşattığın güzel anılar için teşekkürler…

Yorumlar

Yorum

Paylaş : Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn1Share on Google+0Email this to someone