Neden Mutluluğun da Bir Kimyası Olmasın?

Birçok tıbbi bilimci ‘’iyi bir kimyanın’’ olumlu duygular ve sağlık anlamına gelirken, ‘’kötü bir kimyanın’’ ise olumsuz duyguları ve hastalıkları ifade ettiğine dikkat çeker. Duyguların ve sağlığın fizyolojisini çok sayıda unsur etkileyebildiği gibi bizim en çok önemsediğimiz duygu durumumuz  olan mutluluğumuzun kimyasını etkileyenler nörotransmitterlerdir.

Nörotransmitter, iki sinir hücresi arasındaki boşlukta bağlantıyı sağlayan kimyasal maddedir ve kalp atışları ile kan akışını hızlandırmak en önemli görevlerindendir. Bu maddelerin azalması ya da artması tahmin de edileceği gibi sinir sisteminde karışıklıklara neden olup ruh halimizi etkiler. Nörotransmitterlerin başında ise dopamin, seratonin ve endorfin hormonları gelir.

Duygularımızı, zevk ve acılarımızı etkileyen dopamin hormonu eksikliğinde  dikkat dağınıklığı, depresyon ve parkinson gibi hastalıklar ortaya çıkarken, fazlalığında da aynı etkiler ortaya çıkar.

dopamin

Mutluluk hormonu olarak bilinen seratonin ise yine duygu durumu, uyku ve iştah üzerinde etkileri vardır. Stres ve kan şekerinin azalması mutluluk hormonumumuzu minimuma indirirken, oksijen ve amin içeren gıdalar bu oranı artırır. Yapılan araştırmalar da depresyon, migren, obsesif kompulsif bozukluk, obezite ve hiperaktivitenin seratonin düzensizliğinden kaynaklandığını ortaya koyuyor. Vücuttaki seratonin hormonu seviyesini artıran besin ögeleri; omega-3 yağ asidi, triptofan, magnezyum ve çinkodur. Bu maddelerin bulundukları gıdalara ise; yumurta, badem, tavuk, soya, süt, mandalina, muz, kakao, susam, biftek, un kahvaltılık tahıllar ve tatlılar örnek verilebilir.

seratonin

Endorfin ise; nörotransmitter sınıfına girmese de temelde aynı işlevi gören, dopamin ile seratonin hormanlarının tamamlayıcısı olarak etkiler sağlar. Beyin dokuları tarafından üretilmekle birlikte vücuttaki ağrıyı ve acıyı azaltır. Aynı zamanda vücudun stres, korku ve acı gibi dışarıdan etkilerle karşılaşması esnasında işlevselliği duygulara karşılık vermek üzere kuruludur. Endorfin hormonu salgısının kesintisizliği için düzenli spor yapmak esastır. Gıda açısındansa meyveler bu konuda çok faydalıdır, aralarından en etkilisi ise muz olarak bilinir. Bunun yanında çilek, üzüm, portakal da mutluluk verici meyvelerdir.

Endorfin ile mutluluk bağlantısıyla ilgili bilinmesi gereken bilgilerden biri de nikotinle arasında olan ilişkidir. Günümüzde sigara içen insan sayısı günden güne artıyor ve nikotin, endorfin salgısını olumsuz yönde etkileyen unsurlardan biri. Nikotin bağımlılarının endorfin salgısı engellenir ve vücut endorfin kullanması gereken koşullarda nikotini kullanmaya çalışır. Bu şartlar altında da endorfin salgılanmadığı için vücuda nikotin alınmadığında endorfin eksikliğinde yaşanan mutsuzluğun aynısı ortaya çıkar. Vücudun normal seyrine dönebilmesi ve mutluluğu taklitten uzak, gerçek haliyle hissedebilmek için üretim tepkimelerimize nikotin yerine endofini gönderilmemizin gerekliliği ortaya çıkıyor böylece. Yani gerçek mutluluk yaşamak için sigara içmiyor olmak ön koşul…

Kaynaklar
Joanna, A. (2009), The Chemistry of Happiness, Moodstep, http://www.moodstep.com/the-chemistry-of-happiness/
Scheve, T. (2009), What are Endorphins?, How Stuff Works, http://science.howstuffworks.com/life/endorphins.htm