Postmodernizm, moderniteye bir itiraz olarak kabul edilir. Hakim düzene karşı durmak olarak düşünebileceğimiz bu tavır kendisini sanat alanında ifade etmeseydi “hayat damarlarından biri kopmuş olurdu”. İşte postmodern sanat neden sıradan olmaz dedirten sıradışı performanslar;

Orlan’in Carnal Art’ı

Fransız sanatçı Orlan, beden heykeltraşlığı ve operasyon tiyatrosu olarak adlandırdığı performanslarında, 20. Yüzyıl’ın dayattığı kadın imgesine kışkırtıcı göndermelerde bulunur. Öyle ki, bu performanslarından bazılarında kendi yüzü üzerinde kapitalist dünyanın kabul görmüş güzellik algısını sorgulatan estetik operasyonlar yaptırır. Hatta öyle ki bu performanslarında suretin özü yansıtmayacağı gibi önermeler içeren tasavvuf öğretisinden izler bulunabilir.

imageAbramovic’in ‘Artist is present’ı

Tito Yugoslavyasında büyüyen Abromovic, baskı rejimlerinin toplumlara uyguladığı psikolojik şiddeti, performansları üzerinden eleştiren bir postmodern sanatçı olarak performanslarıyla sanat dünyasında büyük yankı uyandırır. Performanslarında , hareketsizlik, sessizlik ve dayanıklılık konuları üzerinden sıradışı denemeler yapar. 2010 yılında New York Çağdaş Sanatlar müzesindeki etkinliğinde, bir sandalye üzerinde bir ay boyunca oturarak, karşısındaki insanlarla sadece bakışmalar yoluyla iletişim kurmaya çalışır.

image

Petr Pavlensky’nin protesto sanatı

Rus perforfmans sanatçısı Pavlensky için onu diğerlerinden ayıran şeyin derdinin büyüklüğü değil onu anlatma biçimi olduğu söylenir. Putin yönetiminin baskıcı politikalarını bedeni üzerinden simgeleştirir. Genellikle kamuya açık alanlarda performansını sergileyen Pavlensky, kendini testislerinden yere çivilemek ve ağzını iğne iplikle dikmek gibi sıradışı performanslarıyla postmodern sanatın ilginç isimlerinden biri olmuş durumda.

image

Mona Hatoum’un Beden Sanatı

Ortadoğunun göbeğinden, Lübnandan sıradışı bir sanatçı Mona Hatoum. Zihin ve beden arasındaki ayrımın batı düşüncesinin dayatması olarak gören Hatoum, beden, cinsel özgürlük, aile gibi konuları radikal performanslarıyla işlemektedir. Öyle ki bir performansında galeriye gelen sanatsevelerin görüntülerini kaydederek cinsel organ imgeleriyle birlikte bu kayıtları duvara yansıtmıştır. Bir başka performansında ise endoskopik bir operasyonla bağırsaklarını sanatseverlerin görüşüne sunar.

imageTracey Emin’in Duygu Pornografisi

Çok kültürlü dünyanın, somutlaşmış hali olarak Tracey Emin, Çingene ve Kıbrıs Türk’ü bir ailenin Britanya’da dünyaya gelen çocuğudur. Performanslarını sıradışı kılan, kişisel travmaları ve özyaşamını postmodern dünyanın insan imgesine vurgu yaparak ifşa etmesidir. Tracey ses getiren performanslarından birinde, kullanılmış tamponlarını bir sergi salonuna yerleştirmekten çekinmemiştir.

image

Yorumlar

Yorum

Paylaş : Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0Share on Google+0Email this to someone