Seçim barajı neden kaldırılmaz?

Genel seçimler yaklaştıkça seçim barajı mevzusu daha sık karşımıza çıkmaya başladı. Seçim sisteminde, oyların yüzde 10’unu alamayan partilerin parlamento dışında bırakılması uygulaması olan seçim barajına, karşı çıkanlar olduğu gibi savunucuları da bulunmakta. Herkesin kendine göre bir gerekçesi de bulunuyor tabi.

149353_936916872

1980 darbesiyle beraber Türkiye dünyada örneği olmayan bir seviyede uygulamaya koymuştur baraj sistemini. Yani bir darbe uygulamasıdır seçim barajı. Avrupa’da yüzde 5’i geçmeyen baraj uygulamaları ülkemizin “ihtiyaçlarına” yeterli bulunmamış olmalı ki yüzde 10 barajında ısrara devam ediliyor.

Ülkelere göre seçim barajı:

İngiltere          0
Belarus           0
Fransa            0
Portekiz          0
Malta             0
Lüksemburg   0
Makedonya   0
İsviçre           0
Hollanda       0,67
Güney Kıbrıs 1,79
Danimarka    2
Arnavutluk     2,5
İspanya          3
Arjantin          3
Ukrayna         3
Bulgaristan   4
Norveç           4
İsveç              4
Belçika          5
Almanya        5
İtalya              5
Gürcistan       5
Litvanya         5
Polonya         5
Romanya      5
Sırbistan        5
Slovakya       5
Türkiye          10

Baraja karşı çıkanlar bu uygulamanın halkın meclisteki temsiliyetini olumsuz etkilediğini belirtiyor. YSK’nın 2014’de açıkladığı verilere göre Türkiye’de 52 milyon 695 bin 835 seçmen bulunuyor. Bu rakamı baz aldığımızda bir partininin meclise girebilmesi için 5 milyonun üzerinde oy alması gerekir. Yani barajın varlığı milyonlarca insanın temsiliyeti önünde bir engel teşkil ediyor. Demokratikleşmenin önündeki en önemli engellerden biri olarak yorumlanabilir.

egemen bağış oy

Tartışmaya karşı cepheden bakarsak seçim barajının neden kaldırılmadığı görüşüyle karşılaşıyoruz. Buradaki argüman, seçim barajının ülkedeki olası istikrarsızlığın önüne geçmek için gerekli olduğudur. Buradan hareketle 1980’den bu yana istikrarın her daim sağlandığı! ve bunun seçim barajı vesilesiyle gerçekleştiği sonucuna varabiliriz. Dolayısıyla bu noktada savunulması gereken şey barajın düşürülmesi değil istikrarın güçlenmesi adına barajın arttırılmasıdır!! İdeal durum parlamentoya yalnızca bir partinin girmesi ve yasamanın tek elden gerçekleştirilmesidir!!! “Tam istikrar” noktası ancak burada sağlanabilir. İstikrar olduktan sonra demokratik bir temsiliyet de nasılsa bir şekilde sağlanacaktır.