Türkiye’de pantomim neden ilgi görmez?

“Çünkü Türkiye’de pantomim ‘yüzünü boyamak, tayt giyip komiklik yapmak’ olarak algılanıyor.”

Erhan Alpay’ı televizyon izleyicileri Kara Sevda dizisinde canlandırdığı “Komiser Hakan” rolüyle hatırlıyorlar. Pantomim bölümü mezunu olan başarılı oyuncuyla, ülkemizde bu alana dair var olan algıyı, bu sanat dalının neden ilgi görmediğini ve aslında oyunculuk için ne kadar önemli aşama olduğunu konuştuk.

mbtss

Türkiye’de pantomim neden ilgi görmez ve popüler olmaz?

Ülkemizde pantomim “yüzünü boyamak, tayt giyip komiklik yapmak” olarak algılanıyor. Maalesef bu anlayış yerleşmiş. Ama pantomim; derdi, biçimi olan zor bir sanat dalıdır. Zor olduğu içinde fazla karşılık bulmaz. Pantomim konusunda ülkemizde Vecihi Ofluoğlu, Bülent Develi, Erdinç Dinçer ve Ulvi Arı bu işe yıllarını vermiş insanlardır. Çok bilinmez ama dünyada da Johnny Depp, Denis Lavant, Jim Carrey gibi isimlerin de pantomim kariyerleri vardır. Fransız sanatçı Marcel Marceau’nun pantomim performansını da insanların izlemelerini tavsiye ederim. “Bir insan sözsüz olarak kendini nasıl ifade eder?” sorusunun yanıtını gözler önüne serer Marceau’nun performansları. Bu sanat dalı oyunculuk içinde iyi bir antrenman sahasıdır da. Sahne sanatları üzerinde oyuncunun kendi bedenini tanıması açısından önemlidir.

Ülkemizde sahneyle, tiyatroyla, oyunculukla zerre kadar ilgisi olmasa bile oyuncu ajansına kaydolup hemen ünlü olabileceğini düşünen çok fazla insan var. Bu iş gerçekten bu kadar kolay mı? Bu bakış açısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Maalesef kolay. Bu şekilde olmasının sebebi şu. Televizyonu açtığında haftanın yedi günü her kanalda farklı farklı dizileri görüyorsun. İnsanlar dizileri seyrederken “Neden ben bu işi yapmıyorum?” , “Benim kızım güzel, o da bu işi yapsın!” ya da “Benim oğlumun ne eksiği var?” diyor. Bu sektör, gelişen bir sektör. Haliyle de insanlar, “Televizyonda yer alırsam para kazanırım!”, “Bu bile oynuyor, benim neyim eksik!” diye düşünüyor.

Oyunculuğun 3 temel hattı var. Nerede olduğunu, nasıl olduğunu ve ne için hizmet verdiğini bilme algısı… Bence oyuncu için bunlar kaçınılmaz olmalı. Doktor ya da mühendis olmak kolay mı? Değil. Oyunculukta da bir şeyleri bilmen gerekiyor. Sadece güzel ya da yakışıklı olman yeterli değil. Bir şeyi istiyorsan, bunun mücadelesini vermen gerekiyor.

Adam tıp fakültesini bitiriyor. 6 sene okuyup, 2 sene pratisyenlik yapıyor ve 8 senenin sonunda doktor olabiliyor. Yani yıllar alıyor bu süreç ancak oyunculuğa geldiğimizde işler böyle ilerlemiyor. İnsanlara kızmamak lazım çünkü bir ekran projesiyle ünü yakalayanda suç yok. Onlar, “İnsanlar beni sevdi” diyorlar. Haklılar da… Ama oyunculuk bu kadar basite indirgenmemeli. Rahmetli Altan Erbulak oyunculuk için “İlk 30 senesi çıraklıktır” der. Bende bu cümleye inanıyorum. 11 yıldır bu işi yapıyorum, halen gelişme aşamasındayım. Ahkam kesemem. Öğrenmeye devam ediyorum, öğrenmenin sonu da yok!

Oyunculuk yarı zamanlı yapılacak bir iş değil. Tüm zamanınızı buna ayırmanız gerekiyor. Ruhunda bunu hisseden ama hayat şartları gereği başka sektörlere yönelen insanlar belli bir zaman sonra iç seslerini dinleyip oyuncu olmayı kafalarına koyuyorlar. Bu işin eğitimini almadan kalbinin sesini dinleyerek bu işin psikolojik, felsefi, sosyolojik boyutunu ele alarak kendini geliştiren, “Oyuncu olmak istiyorum” diyerek bu işi yapan ve çok başarılı olan insanlar da var. Hepsi saygıyı fazlasıyla hak ediyorlar. Sözüm; evde oturup, “Ben de yakışıklıyım. Ajansa kaydolacağım ve dizilerde oynayacağım” diyenlere. Bu iş bu kadar kolay değil!