zaire

 

Batı Almanya’daki 1974 Dünya Kupası’na katılma hakkı kazanan “Zaire Leoparları” (şimdilerin Demokratik Kongo Cumhuriyeti) çoğu kişinin düşündüğünün aksine futbola yabancı değildi. Onlar 1968 ve 1974 CAF Afrika Uluslar Kupası’nı kazanmışlardı ancak 1974’te Batı Almanya’da yaşananlar, onlar için tüm dünyanın gözünde “futbolu bilmeyen takım” algısının oluşmasına neden oldu. Hatta Brezilya maçında, Zaireli Mwepu İlunga’nın sabırsızlığı nedeniyle tarihe geçen o duran toptan sonra efsane spiker John Motson onlar için “Afrikalı cahilliğinin garip bir anı” kelimelerini sarf etmişti. Bu gibi kolonyalist Avrupalı yaklaşımları nedeniyle Zaireli futbolcuların Dünya Kupası’ndan önce hiç yeşil saha görmemiş olduklarını düşünenlerin sayısı az değildi. Kupa boyunca karşılık veremeden yedikleri 14 gol de bu algının değişmesine hiç yardımcı olmadı.

“1974’te harika bir takımdık” diyor Leoparlar’ın o zamanlardaki kilit oyuncusu Etepe. “Birçok oyuncu o sene içinde Afrika Kupası’nı kazanmış olan kadronun içindeydi. Zaire kulüplerinden Vita Club da o sene CAF Şampiyonlar Ligi’ni kazanmıştı. Çok tecrübeli bir kadroya ve teknik direktöre sahiptik.” Bütün bunların yanında kadronun üzerinde 1960 yılında Amerika destekli askeri darbe ile ülkenin başına gelen Mobutu Sese Seko gibi bir baskı unsuru vardı. Mobutu diğer devlet liderleri gibi futbolu kullanarak ülke içindeki popülaritesini sağlamlaştırabileceğinin farkındaydı. Bu yüzden milli takıma da büyük yatırım yapıyordu. Mobutu, Belçika’da profesyonel olarak futbol oynamış olanları ülkeye kabul etti, gelecek vadeden futbolcuların ise yurtdışına transfer yapmasına yasak koydu ve milli takımın başına da yabancı bir hoca getirdi.  O Dünya Kupası’na kadar her şey yolunda gitti. Olay adam Mwepu İlunga anlatıyor: “Mobutu bizim babamız gibiydi. Dünya Kupası finallerine katılmaya hak kazandığımız zaman hepimize birer ev ve araba vermişti.”  Ancak Mobutu’nun bu hediyelere karşılık olarak beklediği şeyler vardı…

zaire wc

Zaire, Dünya Kupası’nda İskoçya, Yugoslavya ve Brezilya’nın bulunduğu zorlu bir gruba düştü. İlk maçta İskoçya’ya 2-0 yenildiler. Yugoslavya karşılaşmasından önce paralarının ödenmeyeceğini öğrenen futbolcular, sahaya çıkmak istemedi. Belki de böylesi onlar için daha hayırlı olacaktı.

Yugoslavya maçı onlar için bir facia oldu. Maçın ilk 20 dakikasında 3-0 geriye düşünce Zaire teknik direktörü Vidinic, İskoçya karşısında iyi bir maç çıkaran kaleci Kazadi’yi oyundan çıkartarak yerine 1.65’lik kaleci Dimi Tubilandu’yu aldı. Kimileri Yugoslavyalı Vidinic’in, ülkesine bir “kıyak” yaptığını kimileri ise Tubilandu’nun Zaire hükümeti içerisine sahip olduğu nüfuzlu arkadaşlıklar sayesinde forma şansı bulduğunu söyledi ancak Vidinic bunun bir “devlet sırrı” olduğunu söyleyerek konu hakkında hiçbir açıklamada bulunmadı. Yedek kaleci Tubilandu son düdüğe kadar kalesinde 6 gol gördü ve maç 9-0 gibi tarihi bir skora sahne oldu. Etepe 9 golün nedenini şu şekilde açıklıyor: “İskoçya karşısında iyiydik ancak Yugoslavya karşısına çok yorgun olarak çıktık. Şimdiki Afrikalı oyuncuların çoğu Avrupa’da oynuyor; biz Afrika Kupalarında tecrübeliydik. O seviyede oynayacak tecrübeye sahip değildik.”

Zaire’nin artık kupada bir iddiası kalmamıştı. Görünürde Brezilya maçına sadece prestij için çıkacaklardı, gerçekte ise hayatları için oynayacaklardı! “Maçtan sonra Mobutu otele korumalarını gönderdi. Oteli bütün gazetecilere kapattılar ve eğer Brezilya’ya 4-0 kaybedecek olursak evimize dönemeyeceğimizi söylediler” diye hatırlıyor Mwepu. Mobutu Brezilya karşısında onlara “3 handikap” vermişti. Maçı 3-0 kaybederlerse bir sorun yoktu, böyle bir senaryoda cezalandırma korkusu olmadan evlerine dönebileceklerdi. Bu şartları göz önünde bulundurursanız Mwepu’nun nasıl bir stres altında bu hareketi yaptığını daha iyi anlayabilirsiniz. Bitime 5 dakika kalmıştı ve Brezilya 3-0 öndeydi. Zaireliler hayatları için oynuyordu fakat Brezilyalılar bundan habersizdi!

Zaireliler topu ayaklarında tutarak zaman öldürmek istiyorlardı, aksi halde Mobutu onları öldürecekti! Mwepu hareketinin nedeninin futbolun en temel kurallarından birinden habersiz olmasından değil, hayatlarının tehlikede olmasından kaynaklandığını “Panikledim ve Rivelino daha hareketlenmeden topa vurdum. Onlara ‘Sizi p.çler!’ diye bağırdım. Nasıl bir baskı altında olduğumuzu bilmiyorlardı” sözleriyle anlatıyor. Bu reaksiyonu anlaşılabilirdi; gol yemeleri halinde ülkelerinde onları ve ailelerini bekleyen despotik bir lider vardı. Mwepu’nun bu hareketinin nedeni dalgınlık veya cahillik değil takımını kaprisli ve despot bir liderin ellerinden kurtarmak istemesiydi. Almanya’ya Afrika’nın kahramanları olarak giden takım evlerine unutulmuş olarak döndü. Kupayı Almanya kazandı ama 1974’ün en iyi hikâyesi Zaire’ye ait. Son söz Mwepu’nun: “Çok gururlanmıştım, hala da bundan gurur duyuyorum. Orada siyahları ve Orta Afrika’yı temsil ettik. Dünya Kupası’ndan zengin olarak döneceğimizi düşünüyorduk ama oradan meteliksiz olarak döndük. Şimdiki halime bakın, bir serseri gibi yaşıyorum!”

Yorumlar

Yorum

Paylaş : Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0Share on Google+0Email this to someone