Einstein’in izafiyet teorisinde zaman yolculuğunun mümkün olduğunu iddia etmesinden sonra, bilim dünyasında çokça tartışmalara neden olmuş bir konu geleceğe yolculuk. Bu teorem üzerinden çeşitli fikirler öne sürülmüş, çeşitli çalışmalar yapılmış, Hollywood da bu heyecan verici fikre yoğun ilgi göstermiştir. Tabi bilim dünyası hala bu konudaki çalışmalarına ve tartışmalarına devam etmekte. Peki gelinen son nokta ne? Kulağa her ne kadar çılgınca gelse de, bilim insanlarına göre zamanda yolculuk mümkün görünüyor. Nasıl mı?

gelecege_donus_film_duvar_kagidi-1280x800

Bilim insanları evrenin kendi içerisinde, zamanda yolculuk sağlayan bazı geçitler barındırdığını keşfetti yıllar önce. Bu doğal zaman tünellerine solucan deliği adı verdiler. En basit anlatımıyla, bu delikler iki ayrı zamanı birbirine bağlıyor ve bir ucundan giren nesne anında diğer ucuna aktarılıyor. Böylelikle nesne solucan deliğinin diğer ucunun bulunduğu zamana geçiş yapmış oluyor. Fakat kötü haber şu ki; bu delikler santimetrenin trilyonda biri boyutunda. Yani insanların bu delikten aktarılması mümkün değil. İşte zaman makinesi fikri de tam olarak burada devreye giriyor. Bilim insanları bu solucan deliklerinden birini yakalayıp trilyonlarca kat büyüterek nesne ve insanların geçebileceği hale getirilebileceğine inanıyor. Burada yine şöyle bir soru beliriyor; Madem zaman makinesi yapımı mümkün görünüyor, öyleyse neden gelecekten zaman makinesini keşfetmiş misafirler günümüze gelmiyor?

Bazı bilim insanlarına göre, bunun mümkün olması için öncelikle bu zamanda bir solucan deliği açmak gerekiyor. Böylece gelecekteki zaman yolcularının bu tüneli kullanarak zamanımıza geçiş yapmasının mümkün olabileceği düşünülüyor. Fakat geçmişe yolculukla ilgili Stephen Hawking böyle düşünmüyor. Ünlü fizikçi; geçmişe yolculuğun çeşitli paradokslar içerdiğini bu sebeple bunun pek mümkün görünmediğini şu sözlerle ifade ediyor; ”Solucan deliğinden bakarak bilimci bir dakika önceki kendisini görebilir. Peki bilimci solucan deliğini daha önceki kendini vurmak için kullanırsa ne olur? Şimdi ölüdür. Peki tetiğe kim bastı? İşte size paradoks.” Eğer böyle bir şey gerçekleşirse evrenin en temel kuralı olan neden-sonuç ilişkisinin yön değiştireceğini ve bunun da kainatı büyük bir kaosa sürükleyeceğini dile getiriyor. Bu sebeple geçmişe yolculuğun mümkün olamayacağını ifade ediyor. Fakat Hawking’e göre geleceğe doğru zaman yolculuğu gerçekleştirilebilir.

Albert Einstein, yaptığı çalışmalar sonucu zamanın her yerde aynı hızla akmadığını ileri sürmüştü. Çok daha sonra bilim insanları tarafından uzaya gönderilen uydular sayesinde, uzaydaki zamanın dünyadakinden daha hızlı aktığı gözlemlediler. Bunun nedeni dünyanın kütlesinin zamana uyguladığı etkiydi. Uzayda bulunan karadelikler de kütlelerinin çok fazla olması nedeniyle müthiş bir çekim gücüne sahip. Eğer karadeliğe kapılmayacak kadar hızlı hareket eden bir uzay aracıyla, karadelik etrafında bulunmayı başarabilirsek, orda geçirilen zamanın iki katı dünyada yaşanacak ve doğal yollarla geleceğe yolculuk yapmış olacağız. Burada aklımıza hemen Christopher Nolan’ın son filmi Interstellar’ı ve o meşhur sahnesini getirebiliriz. Fakat bu yöntem hem zamanda çok ileriye götürmemesinden hem de çok uzak bir mesafeye gitmemiz gerektiğinden dolayı pratik bulunmuyor. Bilim insanlarının tercih ettiği yöntem ise ışık hızına yakın bir hıza ulaşmak… Hawking, eğer saniyede 7 defa, dünyanın çevresinde dönebilen bir tren yapılabilirse, tren içerisinde geçirilen bir haftanın dünyadaki 100 yıla denk geleceğini öne sürüyor. Üstelik bu hıza ulaşmanın imkansız olmadığını, bu hıza ulaşabilen bir parçacığı CERN’de inşa ettiklerini belirtiyor.

interstellar_holy_shit_shot.0

28 kilometre uzunluğundaki bu tünelde, 100 bin kilometreye kadar hızlanmış parçacıklar, tünelin etrafında saniyede 11 bin defa dönerek zamanda yolculuk yapıyorlar. Böylelikle deneyde kullanılan canlı parçacıklar 30 kat daha uzun yaşamış oluyorlar.

Evet bu noktada zaman makinesi yapımının imkansız olmadığı anlaşılıyor. Fakat bu çok çok küçük parçacıklara uygulanan yöntem, ne zaman insanların da kullanabileceği hale getirilir şimdilik merak konusu. Yine de çalışmalardan olumlu sonuçlar alınıyor olması son derece heyecan verici. Bazı kesimlerce insanların kullanabileceği zaman makinesi yapımı imkansıza yakın görünse de bilim insanları bu sorunun cevabını aramaktan vazgeçecek gibi görünmüyor. Peki geleceğe yolculuk başarıldıktan sonra, geçmişe yolculuğun paradoksları çözülebilecek mi? Zaman istediğimiz gibi eğebileceğimiz bir boyuta dönüşecek mi? Yoksa tüm bunlar tatlı bir hayal olarak mı kalacak? Bilim dünyası bir gün bütün bu sorulara yanıt vermeyi başaracak, fakat bizim olmadığımız bir gelecekte…

kaynakça: http://www.radikal.com.tr/yorum/ingiliz_astrofizikci_stephen_hawkingin_gelecege_yolculugun_mumkun_olduguna_dair_teorisizaman_makinesi_nasil_yapilir-995756

 

Yorumlar

Yorum

Paylaş : Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0Share on Google+0Email this to someone